Emin Borazan
Avrupa! Dediğin Tek Dişi Kalmış Canavar
15 Mart 2017 Çarşamba 11:14:03
Bu Yazı 751 defa okundu.

İstiklal Marşımızın kabulünün 96. yılını geçtiğimiz gün yurt genelindeki törenlerle büyük bir coşkuyla kutladık. Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un 96 yıl önce kahraman ordumuza ithafen yazdığı bu eşsiz dizelerin her birinden yüzlerce sayfalık kitap yazılır. Bu sadece İstiklal Marşı için değil, Mehmet Ekif Ersoy'un bütün eserlerinde üstün bir istibdad, ruh,inanç ve engin bir mana denizi vardır. Ve o denizin içine girdiğinizde kolay kolay çıkamazsınız.

 

İstiklal Marşı'nın kabulünün yıldönümüyle, Türkiye ve Hollanda arasındaki diplomatik krizin aynı günlere rastlaması ilginç bir tesadüftür. Neden mi? Bu öyle bir tesadüf ki, Türkiye ve dünyaya medeniyet dersi veren, demokrasi ve insan haklarının biricik savunucusu olduğunu iddia eden Avrupa'nın gerçek yüzünü bundan tam 96 yıl önce ortaya koyan Mehmet Akif Ersoy, 96 yıl sonra bu gerçeği yeniden bize hatırlatıyor. Ne diyor Mehmet Akif,

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; 
Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var. 
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar, 
«Medeniyyet! » dediğin tek dişi kalmış canavar? 

Muasır medeniyetler diye söyleye geldiğimiz Avrupa'nın medeniyet ceketi artık dikiş tutmuyor. Emperyalizmin ve sömürünün hamisi Avrupa, bundan 96 yıl önce neyse, Bugün de aynı. Ve yarın da aynı olacak.

Hollanda'nın yaptıkları ortada. Ancak içimizdeki bazı Hollandalılar, Hollanda'ya tepki göstermek yerine kendi ülkesini, kendi hükümetini suçlu ilan ediyor. Suçlamaların hepsi de içi boş, tamamen algı oluşturmak amaçlı, provakatif söylemler.

Mesela diyorlar ki, Ak Parti, milliyetçilik üzerinden evet oylarını arttırmak için Hollanda ile ve Avrupa ile kriz çıkartıyor. Hükümet buna devam ederse Avrupa Birliği'ne katılım süreci tamamen sona erecek, Avrupa'da Türk düşmanlığı artacak, Türkiye'de de Avrupa düşmanlığı artacak.

Bunun böyle olmadığını biliyoruz. Son 1 yıldır Radikal ırkçı ve milliyetçi politikaları benimsediği gözlenen Avrupa hükümet yetkililerinin söylemlerinde, halkı ırkçılık ve özellikle de müslüman ve Türk düşmanlığına kışkırttığını bizzat görüyoruz. Üstelik bunu uzun zamandır ve arttırarak yaptıklarını biliyoruz. Buna ek olarak aynı Avrupa, Mülteci krizi ile ilgili de Türkiye'ye verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmedi. Bütün bu olanlara rağmen Türkiye diplomatik çözüm yollarını sonuna kadar zorlamaya devam etti. Gemileri yakan taraf olmadı. Ama bizim içimizdeki Hollandalılar, bu gerçekleri görmezden gelip,  Avrupa ile yaşanan gerilimin suçlusu olarak, Türkiye'nin Cumhurbaşkanını, Başbakanını, bakanları gösterme gayreti içine giriyorlar. Bunu yapan fitne güruhunun amacı zaten belli.

Ey yüce ve asil milletimiz, sakın bu devlet düşmanlarının oyununa gelmeyin. Akıl ve mantık süzgecinden geçirmeden, size söylenen her şeye inanmayın. Şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın ki. Şu anda dünya tarihi bir sürece evriliyor. Bu tarihsel süreçte, ülke halklarının ortaya koyacağı davranış ve tutum o ülkenin kaderini belirleyecek. Dünya milletleri yüz yıldır sürdürdükleri politikaları bir tarafa bırakıp, farklı ve radikal bir politikayı benimseyerek, saflara ayrılmaya başladı.

Bugün Avrupa'da olan bu. Bu son Hollanda krizinde birilerinin iddia ettiği gibi Türk Diplomasisi değil, Hollanda demokrasisi, Avrupa Medeniyeti sınıfta kalmıştır. Bugün Hollanda seçimlerinden çıkacak sonuç sadece Hollanda'nın değil, Avrupa'nın ve Avrupa Medeniyetinin de sınavı olacaktır.

Saygılarımla

Emin Borazan

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı