Emin Borazan
Avrupa'nın Gerçek Yüzü
24 Mart 2017 Cuma 01:53:34
Bu Yazı 523 defa okundu.

Avrupa'daki müslümanların yaşadıkları ülkelerde önemli yerlere gelmeleri, siyasete girerek lordlar kamarasına kadar yükselmeleri, işçi olarak gittikleri ülkelerde ticarete atılarak palazlanmaları, ekonomik özgürlüklerini kazanmaları, tüm baskılara rağmen dinlerine bağlı kalmaları, asimile edilememeleri giderek gücünü kaybeden Hristiyan Avrupa'nın kabusu haline gelmeye başladı.

İslamofobi'nin giderek arttığı Avrupa'nın, yüzündeki demokrasi maskesi düşünce, gerçek yüzü de ortaya çıkmış oldu. Yaşlanan Avrupa'nın aksine büyük bir hızla artan müslüman genç nüfusun, güçlenmesi Avrupa'yı rahatsız ediyor. Yıllar önce Avrupa'ya işçi olarak giden Türklerin torunlarının ticarete atılarak, yaşadıkları ülkelerde önemli statüler kazanması, siyasete atılmaları rahatsızlığın en önemli nedeni. Bütün uğraşlarına rağmen asimile edemedikleri müslümanların dinlerine bağlılığı onları iyice çileden çıkarıyor.

Bu rahatsızlık, geçmişi hiç de masum olmayan Avrupa'nın içindeki Haçlı zihniyetinin yeniden gün yüzüne çıkmasını sağladı.  Bugün birçok Avrupa ülkesinin ağız birliği etmişcesine Türkiye'ye yönelik uyguladıkları ırkçı politikanın hedefi aslında Türkiye üzerinden tüm İslam Alemidir. Neden mi?

Avrupa'da Yaşayan Müslümanlarla İlgili Önemli Gerçekler

Dünyadaki azınlıklarla ilgili uzman bir araştırma Avrupa’da yaşayan Müslümanların sayısının 45 milyonu aştığını ve en büyük yoğunluğun Balkanlar bölgesinde olduğunu ortaya koydu. Siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda en etkili olanları ise İngiltere Müslümanları!

Dünyanın dört bir yanındaki azınlıkları savunma misyonunu üstlenen ‘Ayrımcılığa Karşı Herkes İçin Adalet Örgütü tarafından gerçekleştirilen araştırma Avrupa’da yaşayan Müslümanların sayısının sürekli artış halinde olduğuna ve yaşadıkları toplumda rollerinin ve etkilerinin önemli ölçüde yükseldiğine, bu sayede İslam’ın Avrupa ülkelerindeki resmi makamlarca resmi olarak tanınan ikinci din haline geldiğine işaret etti. 

Türkiye hariç, aralarında Rusya’nın Avrupa’da kalan kısmı da olmak üzere Avrupa sınırlarını kapsayan araştırmada Avrupa’daki Müslüman nüfusun en az 45 milyon olduğuna ve en büyük yoğunluğun Balkanlar Bölgesinde yaşadığına dikkat çekildi. Buna göre Kosova yüzde doksan Müslüman nüfusuyla birinci sırada gelirken yüzde seksen oranıyla Arnavutluk Cumhuriyeti ikinci sırayı alıyor. Bosna Hersek ise yüzde elli beş oranıyla üçüncü sırada geliyor. 

Makedonya’da Müslüman nüfus yüzde kırkı bulurken Karadağ’da bu oran yüzde yirmiye düşüyor. Balkanlar Bölgesi’nde ya da bir diğer deyişle Avrupa’nın güneydoğusunda yaşayan Avrupalı Müslümanların sayısı yaklaşık 9 milyon. Rusya’nın Avrupa kısmında yaşayan Müslümanların sayısı ise 17 milyon. Yani nüfusun yüzde 12’sini oluşturuyorlar. Ancak nüfus yoğunluklarına nispeten Rusya’da yeterince güçlü bir nüfuza sahip olmadıkları gibi güçlü bir sosyal varlık da gösterememektedirler. 
Araştırmaya göre Hollanda’da yaşayan toplam Müslüman sayısı 1 milyon. Yani toplam nüfusun yüzde altısı! Bir milyon nüfusun yaklaşık yüzde yirmi beşi ise başkent Amsterdam’da yaşıyor. Hollanda’da yaşayan Müslümanların tümünü Avrupa kıtası dışından gelen göçmenler oluşturuyor.

Avrupa’nın batısındaki ülkeler arasından en kalabalık Müslüman nüfusa sahip olanı ise Fransa. Fransa’da yaklaşık 5 milyon Müslüman yaşıyor. Fransa’nın ardından 4 milyon Müslüman nüfusla Almanya geliyor. Ülkedeki en etkili üçüncü parti olan Yeşiller Partisi’nin başkanı Türk asıllı bir Müslüman. 

İngiltere’de ise 3 milyon Müslüman yaşıyor. Tüm siyasi, ekonomik, kültürel ve medya alanlarında etkin bir şekilde varlık gösteriyorlar. Lordlar Kamarası da dahil olmak üzere (Pakistan asıllı bir Müslüman bayan mevcut) tüm önemli temsilci konseylerde ve hükümette temsil olunuyorlar. 

Batı Avrupa’daki Müslümanların etkisi ve varlığı Doğu Avrupa’nın aksine gün geçtikçe güçlenip artıyor. İşte bu yüzden terörle, darbeyle, ekonomiyle üzerimize geliyorlar. Türlü oyunlarla Türkiye'yi içeriden yıkmaya çalışan Avrupa, şimdi kendi hazin gerçeğiyle yüz yüze gelmenin şokunu yaşıyor.

Bir taraftan bize dost görünüp, diğer taraftan arkamızdan dolap çeviren ikiyüzlü Avrupa, çevirdiği bütün dolaplar ortaya çıkınca, artık açıktan saldırmaktan başka çare bulamıyor. Bu savaşta düne kadar gerçek düşmanının kim olduğunu bilmeden karanlıkta boşa yumruk sallayan Türkiye ise, artık yumruklarını boşa sallamıyor. Ve inanın bana bundan sonra attığı her yumruk yıkıcı olacaktır. 

Haftaya Farklı Bir Konuda Görüşmek üzere...

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı