Yılmaz Dalgıç
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KİMİN?
31 Mart 2017 Cuma 19:24:15
Bu Yazı 1845 defa okundu.

 

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KİMİN?

Değerli dostlar şu anda elinize bir banknot alın ve bakın. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yazdığını göreceksiniz banknotta.

Yoksa bu banka Türkiye Cumhuriyetinin değil mi?

İlk okuyuşta fark gözden kaçmış olabilir,

 Maalesef gördüğünüz gibi Cumhuriyet yazıyor aidiyet eki olan 'i' harfi bulunmuyor.

 Peki, merkez bankasının sahibi kim?

 Türkiye Cumhuriyeti parası kime ait?

Anlatalım.

Yıl 1928 Cumhuriyetimiz kurulalı 5 yıl olmuş. Kurucu kadrolar ekonomik büyümeye paralel finansal bir güç olarak Merkez bankasının kurulmasına karar veriyorlar. Yeni ve bağımsız bir banka kurulacaktır. Türkiye’ye davet edilen Hollanda Merkez Bankası İdare Meclisi Üyesi Dr. G. Vissering, özerk merkez bankası için bir rapor hazırladı. Onu İtalyan Uzman Kont Volpi izledi. Lozan Üniversitesinden Prof. Leon Morf’un desteğiyle Merkez Bankası yasa tasarısı hazırlandı. Tasarı, TBMM’de 11 Haziran 1930 tarihinde kabul edildi.

Artık bizim de bir Merkez Bankamız vardı! Ama durun.  Peki ya hisseler kime aitti?  Öyle ya… Yüzde yüz Türk hissedarların oluşturduğu Ziraat ve İş Bankası tercih edilmediğine göre.

Yeni kurulan Merkez Bankasının hisseleri (A), (B), (C) ve (D) sınıflarına ayrıldı. A sınıfı hisseler Hazineye ait olacaktı. B sınıfı hisseler milli bankalara, C sınıfı hisseler yabancı bankalar ile imtiyazlı şirketlere,  D sınıfı hisseler ise Türk ticaret kuruluşlarıyla Türk uyruklu gerçek ve tüzel kişilere ayrılmıştı.

Anonim şirketlerin özelliği birden çok hissedarının olmasıdır ve ilk etapta para politikalarımıza yön veren bu kurumda devletin sadece yüzde15 hissesi bulunuyordu yanlış okumadınız  sadece yüzde 15!

 Geriye kalan yüzde 85'in  hissenin ise kimin olduğu belli değil.

Söz konusu bankanın hisseleri 1970’de yeniden yapılandırılıyor ve devletin hissesi yüzde 51 çıkartılıyor.

 2002 de Ak parti iktidarı hisse alımı yaparak bu oranı yüzde 55’e çıkartıyor.

Dile kolay tam 40 yıl boyunca yüzde 75’e sahip olanların merkez bankasını kimin idare ettiği de belli değil.

Hazır olun ilk kurulduğunda Türkiye ismi bile yokmuş!

Şimdi soralım.

40 yıl boyunca merkez bankasını yüzde 75 yönetenler kimler?

Bugün hala yüzde 20'i hisse kimlere aittir.

Cumhurbaşkanımız sürekli Ekonomik bağımsızlıktan bahsediyor sebebi bu olabilir mi?

Paranın sahipleri bizi istediği gibi yönetip ekonomik krizleri tetiklemediler mi?

Türkiye bunların yüzünden mi IMF gibi para fonlarına, yabancı sermayeye muhtaç kaldı?

Milli olmayan para politikaları bizlerin Ekonomik olarak büyümesinin önünde engel olmadı mı?

Güçlü iradeye sahip yöneticilerimizin önüne sorunları bunlar mı çıkartıyor?

Merkez bankası Özerk mi? Ya da şöyle sorayım Devletten bağımsız mı?

Merkez bankasının ortakları arasında bulunan yabancı banka ve imtiyaz sahibi kişiler açıklanmıyor. Merkez Bankasının sitesine girin ve bu konu hakkında bankanın açıklamasına bakınız.

Gerçekler neden gizleniyor? Gizlenen imtiyaz sahibi kişiler kimler? Yabancı devlet ve/veya Bankaları mı? Kripto Yahudi ve Ermeniler mi?

Daha bitmedi.

 1211 Sayılı Kanunla kurulan Merkez Bankası’nın görevleri arasında, 'ülke ve hükümet menfaatlerini gözetmek' diye bir ifade bulunuyormuş.

 Ne mi olmuş; hani şu Amerika’dan büyük kurtarıcı diye apar topar ithal ettiğimiz bir bakan vardı Kemal Derviş. Gölge Başbakan gibi davranan bu şahıs gelir gelmez ilk olarak IMF’ nin dayatmasıyla meclisten apar topar 15 yasa çıkarttırıyor. Çıkarttırılan bu yasalardan 4.madde Merkez Bankası kuruluş yasası. Mezkûr maddeyi 25.4.2001 tarih ve 4651 Sayılı Kanunla değiştirerek öyle bir ifade koydurmuş ki, gel de dokun, dokunabilirsen Merkeze. O madde, şöyleymiş: 'Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler' .

Durun, daha bitmedi. Merkez Bankası Kanununda değişiklik yapılmasına dair 25 Nisan 2001 tarihli ve 4651 sayılı bu Kanun’un 56. maddesi, 5 Kasım 2001 tarihinde yürürlüğe girmiş. Buna göre, Merkez Bankası, 5 Kasım 2001’den itibaren Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarına avans veremeyecek, kredi açamayacak bir duruma getirtilmiş.

Yani kısacası,

Türkiye Cumhuriyet Merkez bankası Türkiye'nin büyümesi için elini bile kıpırtadamaz bir hale getirilmiş.

Bu yasayla Merkez bankasının Hazineye ihtiyaç durumunda kredi veya borç vermesi engellenmiş.

Ve bu yasaları çıkartan Kemal Derviş’in yardımcısı kimdi? Biliyor musunuz? Faik Öztırak hani şu bizim CHP Tekirdağ Milletvekilimiz. (Dönemin hazine müsteşarı)

Şimdi buradan yola çıkarak dönemin başbakanı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendinin Merkez bankası başkanlarıyla aralarında geçen faiz tartışmalarını hatırlayalım. Dönemin başbakanı Erdoğan şu sözleriyle Merkez bankasını uyarmıştır.

“Merkez Bankası bağımsızdır ama kanaat açıklamak da bir Başbakan’ın hakkıdır. Çünkü enflasyon yükselince vatandaş hesabını Merkez Bankası’na sormaz. Faizi yükseltirken 5 puan birden yükseltiyorsun, şimdi geliyorsun yarım puan indiriyorsun. Sen dalga mı geçiyorsun?” 

 “Faiz yüksek olunca, enflasyon da yüksek oluyor, Çünkü faiz sebeptir, enflasyon neticedir... Bakın, enflasyon düşmüyor... Niye? Çünkü faiz yüksek!”

Merkez bankasının kime ait olduğunu bilmiyoruz.

Lakin tamamının Milletimize ait olmadığını anladık artık.

Evet değerli dostlar.

Tarihteki yerini yeniden alan, büyüyen, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmaya çalışan Büyük Türkiye hedefine ulaşabilmemiz için tam bağımsız olabilmemizin yolu Ekonomik bağımsızlıktan geçmektedir.

Ne zaman paramızın üzerinde TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI yazarsa o gün başarmışız demektir.

Devlet ve millet el ele bu hedeften şaşmadan Cumhuriyetimize sahip çıkarak hükümet sistemini değiştirerek tam bağımsızlık yolunda Büyük TÜRKİYE için ilerlemek zorundayız.

Selam ve dua ile…

 

 

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı