Emin Borazan
Bir ben mi merak ediyorum?
12 Kasım 2017 Pazar 12:04:47
Bu Yazı 825 defa okundu.

Bir ülkede terörist eylemlerde bulunan ve hatta darbeyle ülkeyi ele geçirmeye çalışan bir örgütün lideri bütün bunları bir başka ülkeden yönetiyor ve o ülke de iade etmek bir yana o terörist başının tüm faaliyetlerine hala göz yummayı sürdürüyorsa, bu durumda sadece diplomatik çözüm yollarını işleterek vakit kaybedemezsiniz.

Diplomasinin çözüm üretemediği yerde, farklı alternatifler masaya yatırılmalıdır. Çünkü bu yapının içerdeki ve dışardaki bağlantılarının kilidi O’dur.

Çok geç olmadan bir şafak operasyonuyla bulunduğu ininden alınıp, buraya getirilmelidir.

Bir an önce yargılanıp, cezasını çekmeli ki şehitlerimizin ruhları şad, gazilerimizin de hakları helal olsun.

Devlete düşen budur. Büyük devletler resmi ilişkileri diplomasiyle geliştirirken, gizli operasyonlarla da diplomasiye ayar verirler.

Bence Türkiye olarak bizim de bazılarına ayar vermemizin zamanı geldi de geçiyor.

 

***************                          *****************

 

Gündemden hiç düşmeyen akaryakıt zamları, son günlerde gündemin birinci sırasına yerleşmiş durumda. Buna bağlı olarak kafamda bazı sorular oluştu ve bunlara cevap aramaya başladım.

Teknolojik gelişmeler açısından, petrol dışındaki alternatif enerji üretiminde dünyada gelinen nokta ortadayken, neden hala başta otomotiv olmak üzere, daha bir çok alanda  fosil yakıtların hem cebimizi, hem de sağlığımızı tehdit etmesinin önüne geçemiyoruz.

Ben bir makine mühendisi, ya da bilgisayar uzmanı değilim, ancak düşünüyorum da bu işin uzmanları acaba şu soruyu kendilerine soruyorlar mıdır?

Sorum şöyle: “Öyle bir makine yapmalıyım ki, kendi enerjisini kendisi üretsin. Bu ister otomobil olsun, ister fabrikadaki bir makine, isterse de evimizdeki bir çamaşır makinesi. Ama kendi enerjisini kendisi üreterek, sonsuz bir devinime sahip olsun. Bu mümkün mü?”

Bu mümkün mü? Benim düşündüğüm şey imkansız mı? Uzmanların bu konudaki yorumlarını merak ediyor, ve bekliyorum.

 

******************                        ***********************

 

Kanserin ilacının olduğu, ancak saklandığı doğru mu? Bu konuda internette arama motoruna yazdığınızda müthiş şeylerle karşılaşıyorsunuz. Komplo teorileri almış yürümüş.

Mantıksal açıdan böyle bir ilacın olmadığına inanmakla birlikte, dünya üzerinde sağlık kartellerinin (insan odaklı ve ilkeli olanları ayrı tutuyorum) yapmayacağı şey yok.

Sağlık sektörü global bir Pazar ve bu kartel, eğer kanserin ilacına sahip olsa, onu servete çevirir, insanlara büyük paralarla satardı.

Bu hastalığın tedavisi için tüm servetini gözünü kırpmadan verebilecek milyonlarca insan var.

Diğer taraftan da dünyadaki insan populasyonunu kontrol etmek isteyen bazı karanlık şeytani güçlerin, insan nüfusunun azalması için sağlık alanında kanser başta olmak üzere, birçok hastalığın tedavisini hızlandıracak bilimsel çalışmaları engellediği yönünde.

Yani böyle bir ilaç yoksa bile belki şimdiye kadar yapılabilirdi. Ama buna izin verilmiyor. Bu da bir iddia tabi. Eğer böyle bir zihniyet varsa, Allah onları kahretsin. Kanserden ölsünler, ama ölmeden önce de sürünsünler.

Bugün dünya üzerindeki savaşların, terörün, katliamların ardında da aynı zihniyetin olduğuna şüphem yok.

Haftaya farklı bir konuda görüşmek üzere.

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı