Zühtü Kapıcı
Malkara'da Bir Kış Sabahı
12 Şubat 2018 Pazartesi 10:31:42
Bu Yazı 1247 defa okundu.

Sabah 05:50  dışarı adım attiğımda her taraf sessiz ıssız ve  karanlik.   Rüzgarın sesi sokakta hakimiyetini kurmuş. soguk iyiden iyiye kendini hissettiriyor. şiddetli bir ayaz var.  yerlerde bembeyaz bir örtü. Kar degil kırağı.  
    
Eski kışlar bir an aklımdan film gibi geçiyor ve kendi kendime düşünüyorum;  nerde o eski kışlar, boyumuzca kar olur, gözler kulaklar yetkililerin vereceği haberlerde...Ve işte o an! Okullar tatil. Beklenen haber ve sonsuz mutluluk.  zihnimi bu tatlı meşguliyetten alan sert bir poyraz oluyor. Etrafa bakınmaya başlıyorum, şapkamı takmış üzerinden iki tur atkıyla sadece gözlerim açık kalacak şekilde başımı sarmış yavaş yavaş yuruyorum . sokağın basindaki mahalle bakkalı ışıklarını açmış, kapının önünde mis gibi kokular yayan ekmek aracı, üstü örtülü kasalarda bakkala ekmekleri tasıyor. Şimdi yalnız olmadığımı anlıyorum. Düsunuyorum; bu insanlar kacta kalkiyor da bu saatte bu ayazda bu isleri yapmaya başlıyorlar?  Ne kadar büyük fedakarlık. Niçin bunca gayret? Cevabı sağduyum veriyor:  ''Coluk cocugun rızkı icin, ekmeginin pesinde, yaşam savaşı.'' Sorumlu oldukların icin mucadele kutsaldir diyor ve devam ediyorum. Caddeye indiğimde artık yaşam belirtileri  başlıyor. Farları açık araç gecişleri tüm sessizligi yok ediyor. Karşı fırında, çalışan kürekçi kuregiyle bütünleşmiş hummalı bir çalışma içinde. Şu anda sanırım en şanslısı bu fırıncı  diyorum kendi kendime. Ayazın insanı delip gectigi bu saatlerde sıcak bir fırın karşısında olmayı düşünün. Nasıl bir duygu?  Sonra, bir de ona sor bakalım! diye içimden bir ses...Allah kolaylik versin diyerek devam ediyorum. 
      Guzergahımı pazar yeri merdivenlerinin karşisındaki firının önunden cadde üzerinde aşağı doğru belirledim yürüyorum. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim:  bu saatlerde yapilan böyle küçük gezintiler, çok farklı, güzel çağrışımlar  ve düşünceler katıp zindelik kazandırıyor. Coğumuzun daha derin uykularda olduğu bu saatlerde güne çok önce başlamış, zorluk kavramını galiba unutmuş bu insanlar, sanırım hayatın gizli kahramanları.  Eş ve cocuklari uyanmasin, rahatsız olmasın biraz daha uyusun ki  dinlensin düşüncesiyle evlerinden alel acele çıkan öncü Kahramanlar kahvaltilarıni yapmadan cıkıyorlar.  Öyle ki çorbacılar, poğaçacılar, börekçiler de sahneye çıkmış maden ve bazı fabrika işcilerinin  taleplerini karşılıyorlar. Muhteşem bir ritim, saati saatine servisler biri gidiyor biri geliyor. azımsanmayacak kadar bayan isciler de muhtemelen servislerini beklerken göze carpiyor. yanlarindan gecerken konusmalari duyuluyor bir kadının: kocası aksam vardiyasindan cıkmıs, evinin yolunu tutarken kendi sabahcı olduğu icin fabrika yollarinda..  vardiya degisim zamanlarındaki gunlerde ancak birbirleriyle gorusuyorlarmış. Allahım! sen yardım et.
camilerin yolunu tutmuş azimli, istikrarlı ama genelde bastonlu büyüklerimiz sabah namazı icin  yerlerini alıyorlar.
Umarım tüm gençlere örnek olurlar.
saat epey ilerliyor. sabah namazını eda eden cemaat görevini yapmış, kendini ödüllendiriyor, birbirlerini teşvik edip: ''gelin şurda sıcak bir çorba içelim'' diyorlar.  Bence hakettiler! Saat ilerledikce değişik iş kolu figuranları ortaya çıkmaya başlıyor. Gözümüz kulağımız gazeteciler veya temsilcileri, erkenden gelen gazeteleri dagitima vermek uzere tasnifliyorlar.  alacakaranlik oluyor. Saat ilerledikce tempo artıyor.  Bazı lise ogrencileri sokaklarda boy göstermeye baslıyor. Kimisini görmelisiniz, sanki Malkarayı onlara vermişler de denetlemeye çıkmışlar edasıyla yürüyorlar.  Klasik bir son sınıf öğrenci psikolojisi... Tekirdag merkez ve cevre ilcelere giden ogrenciler de servis araçlarina yetismek için başta anlatılanlar gibi  erkenci grubun gayretlerine benzer bir zorlukla,  soğuk havanin en keskin anlarında dısarda olmak ve beklemek zorundalar. Ne muhteşem bir döngü. Roller farklı, Sorumluluklar farkli cekilen zahmetler zorluklar çok daha farkli. Belediyemizin çalar saati: ''Günaydın sayın Malkaralılar....'' anonsu duyulduğunda carşı içi hareketlik kazanıyor. Trafik sabah sabah tahammulsuz sürücüler için cekilmez bir hal alıyor. İki dakika bekledi diye sakinliği yırtarcasına korna sesine  boğan insanlari da gorüyorsunuz.  

Sabah 08:00
Bu saatler,  biraz daha şanslı olan cok erken kalkmasına gerek kalmayan öğretmen, memur ve amirlerin coğunlukta oldugu gruptan ibaret.  işe giderken cocuklarini okula yetistirip vaktinde işinde olma telasi onlar icin en hareketli saatler. Bir de sevimli yumurcaklar var, sırtlarinda boyunca cantalarla penguen gibi yürüyen tatlı afacanlar...  Artık güneş doguyor. Bunca yapılan seyler bu kadar hareket koşuşturma güneş doğmadan önce gerçekleşiyor. inanilması zormuş gibi ama gerceğin ta kendisi. Belki de daha o kadar çok yasanilan seyler vardır ki  biz göremiyoruz.
     Zorluk deyince,  en cetin sartlarda mucadele eden  Afrin'deki kahraman ordumuzun yasadiklarini ve yaptiklarini anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır.Allah ordumuza galibiyet, basarı nasib etsin.  Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyor ve Peygamberimize komsu olmalarini rabbimden niyaz ediyorum. Allah yakinlarına sabırlar, yaralilarimiza acil şifalar versin.
      Bizim göğüs geremeyeceğimiz hicbir şey yok, yeter ki isteyelim, kalın sağlıcakla....

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı