Emin Borazan
Düşman Kapıya dayanmış, biz birbirimize düşman olmuşuz...
11 Ekim 2015 Pazar 18:46:57
Bu Yazı 630 defa okundu.

Ortadoğu kan gölü. Her yerde şiddet ve ölüm var. Türkiye de bu kanlı coğrafyanın içinde olmanın bedelini ödüyor. Dün Ankara'da meydana gelen patlama gösterdi ki, bölgedeki şiddet ve terör, sadece Irak'ı ya da Suriye'yi değil tüm bölgeyi tehdit ediyor. Senaryosu daha önceden yazılmış kanlı bir film sahneye koyuluyor. Masum insanların kanlarıyla yazılan bu filmin yapımcıları bölgemizi ve dünyamızı cehenneme çevirmek için şeytanla anlaşma yaparak, tüm güçleriyle saldırmaktadır.  Şimdiki hedef Türkiye. Türkiye'yi de bu ateşin içine çekmek için düğmeye basıldı. Askerimize, polisimize, masum insanlarımıza saldıran hainler, tıpkı Irak'ta ve Suriye'de olduğu gibi şiddet eylemlerini daha da arttırarak, ülkede güven ve huzuru yok etmeye çalışıyorlar. Bundan sonra da çalışacaklar.

Öyle zamanlar vardır ki, tarihin akışını değiştirir. Sene 2015. Bu yıl tarihe yön vermek için, yeni bir tarih yazmak için bir başlangıç mı? Kendimize dönmek, kendimizi bulmak için bir milat olabilir mi? Yarınlarımızın, geleceğimizin teminatı için, ülkemizin bekası ve istikbali için, bizden sonra gelecek nesillere büyük ve güçlü bir Türkiye bırakmak için... Kim bilir? Bunu geçmişte başardık. Şimdi neden olmasın ki!. Eğer bunu başarmak istiyorsak, ya şimdi milletçe birlik olacağız, ya da birbirimize kulaklarımız tıkayacağız, sırt çevireceğiz, birbirimizi suçlamaya devam edeceğiz. Gün birlik olma, ayrılıkları bir tarafa bırakma günüdür. Tarih bizi yargılamadan, biz kendimizi yargılamalı ve tüm gücümüzle birbirimizi kucaklamalıyız. Siyasi, ideolojik ve etnik farklılıklarımızı bir kenara bırakalım, gururumuzu, kibrimizi, küskünlüklerimizi kalbimizden söküp atalım. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını, kimsenin bu ülkenin üzerinde kirli oyunlar oynayamayacağını, bizi birbirimize düşüremeyeceğini tüm dünyaya göstermenin zamanı geldi.

Suçlama!, Hakaret etme!, Sırt çevirme!... Bizi bölmek isteyenlere fırsat verme. Ey bu ülkenin evlatları, hepimiz biriz. Hepimiz Türkiye'yiz. Bunu unutma! Hatırla, ecdadımızın bu vatanı ne pahasına kurduğunu, hatırla Çanakkale'yi, hatırla Sakarya'yı, hatırla dedelerimizin yurdu düşmandan nasıl kurtardığını. Unutma!... Bu bir imtihandır. Bu hepimizin imtihanıdır.

Ortadoğu yanıyor. Allah'ın yarattığı kulların canını, yine O'nun yarattığı kullar alıyor. Bu nasıl bir yürektir ki vicdandan nasibini almamış. Bu nasıl bir yürektir ki merhamet kırıntısı kalmamış. El insaf, el vicdan... Yazıklar olsun sana!, lanet olsun sana!... Allah'a el açıp yalvarıyorum ; "Allahım zalimlere fırsat verme. Allah'ım sen mazlumları koru. Allah'ım sen bu vatanı koru."

Ve siz eyyyy siyasetin tepesindekiler. Siz ne yapmak niyetindesiniz? Kaldırın şu kafanızı da etrafınıza bir bakın. Düşman kapınıza kadar gelmiş, siz birbirinize düşman olmuşsunuz. Bu ülkenin kaderi sizlerin ellerinde. Ne iktidar ne de muhalefet bunun vebalinden kurtulamaz.

Ey siyasiler, bizi ayrıştırmayın. Bizi birleştirin. Öfke tohumu değil, sevgi tohumları ekin. Birbirinizi suçlamayı değil, birbirinizin gönlünü almayı bilin. Siz bir olun ki, bu millet de peşinizden gelsin.

Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Nasihatini hatırlayın. Bu nasihat sadece ona değil, onun torunları olarak size de verilmiş bir nasihattir. Madem ki bu ülkeyi yönetiyorsunuz. O zaman bu nasihati hiçbir zaman unutmayın. Uygulayın... Ne demiş Şeyh Edebali : " Ey oğul, artık Bey’sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize hoş görmek sana, anlaşmazlıklar bize, adalet sana, haksızlık bize, bağışlamak sana. Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma ve insanı yaşat ki devlet yaşasın. Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah yardımcın olsun."

Allah hepimizin yardımcısı olsun... Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. 

Emin Borazan

KISSADAN HİSSE

" Ölüm döşeğindeki çiftçi 3 oğlunu yanına çağırmış. Onlara, masanın üzerindeki birbirine bağlı 3 sopayı göstererek  almalarını istemiş. Şaşıran çocuklar babalarının dediğini yapmışlar. Çocuklarından sopayı kırmalarını istemiş. Sırayla hepsi denemiş ancak bir türlü kıramamışlar. Çiftçi daha sonra birbirine bağlı olan sopaları sökerek her birine bir sopa vermiş. Şimdi tekrar deneyin demiş. Çocuklar hiç zorlanmadan sopaları kırmışlar. Çiftçi oğullarına : " İşte siz bu sopalar gibisiniz. Eğer birlikte olursanız hiçbir güç sizi kıramaz, zarar veremez. Ancak birbirinizden ayrılırsanız, ayrı düşerseniz tıpkı bu sopalar gibi kırılır, yok olursunuz. Birbirinizden ayrılmayın, birbirinize destek olun ki kimse size zarar veremesin"
 

Haftaya farklı bir konuyla görüşmek üzere...

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı