Emin Borazan
Paranın Gücü mü? yoksa ...
8 Aralık 2015 Salı 11:41:32
Bu Yazı 726 defa okundu.

Dünyada güç ve para hep aynı yerde kalmayı sevmez. Her ikisi de yüzyıllardır, o kucaktan öbür kucağa gezip durmuştur. Zaten birinin olmadığı yerde öbürü de var olamaz. Dünyada 19. Ve 20 yüzyıllarda Batı’nın kucağına oturan para ve güç, 21. Yüzyılla birlikte kendine yeni kucaklar aramaya başladı. Doğal olarak Amerika ve Avrupa da kucağındakini kaybetmemenin derdinde. Şimdi bu konuyu nereye bağlayacağım? Okumaya devam edin göreceksiniz.

 

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Ortadoğu’ya yeni bir gömlek dikilecek. Ama öncesinde, üzerindeki gömleği yırtmak, parçalamak lazım ki dikmeye vesile olsun. Bugün Suriye’de yaşananlar gömlek parçalamadır aslında. Öncesinde Mısır’da, Filistin’de, Libya’da, Irak’ta yaşananlar da bir gömlek parçalamadır. Türkiye’deki Kürt sorunu ve PKK da bir gömlek parçalama projesidir. Bizi bize bırakmazlar. Bırakamazlar. Çünkü Ortadoğu ve Türkiye kendi haline bırakılamayacak kadar önemli bir bölgededir. O yüzden bütün dünya Ortadoğu’dadır. İşte buraya dikkat. Çünkü yeni dünya düzeninde Ortadoğu’nun sahibi olan aynı zamanda gücün ve paranın da sahibi olacaktır. Nokta.

 

Buraya kadar konuya güç ve para yönünden baktık. Şimdi gözlüklerimizi değiştirip, bir de bölgenin ideolojik ve etnik yapısına bakalım. Bu bize nasıl bir resim çizecek?

 

Bu sabah internet gazetelerine göz gezdirirken, bir haber dikkatimi çekti. Bakın haberde ne diyor?

“NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, NATO’nun IŞİD’e karşı savaşmak üzere Suriye’ye asker göndermeyeceğini açıklarken “Bu savaşta Müslümanlar ön cephede, kurbanlar Müslüman. Bu mücadeleyi onlar için yürütemeyiz” dedi.

NATO diyor ki, biz müslümanlar için savaşamayız. Çünkü NATO bir Hristiyan topluluğudur. Tıpkı Birleşmiş Milletler Topluluğu’nun olduğu gibi. Tıpkı Avrupa Birliği’nin olduğu gibi. NATO’ya üye kaç müslüman ülke var onu biliyor musunuz? Sadece 1  evet o da Türkiye. Hadi buyur buradan yak.  

Evet, konunun ideolojik boyutu da işte burada başlıyor. Şimdi resmi görme zamanı geldi.

Bugün dünyayı yöneten Hristiyan toplulukları kutsal hacın altında gizliden gizliye Haçlı Ruhunu yaşatmaya ve büyütmeye devam ediyorlar. Her ne kadar gizlemeye çalışsalar da bugün NATO Genel Sekreteri'nin yaptığı açıklamada olduğu gibi, bazı durumlarda içlerinde gizlediklerini alenen dile getirebiliyorlar. Ya da Allah söyletiyor mu desek, bilmiyorum.

Bu anlattıklarımın ışığında Ortadoğu'ya nasıl bir gömlek dikilmeye çalışıldığını anlamak için, bu resme biraz daha yukarıdan bakalım.  Konunun ideolojik ve etnik boyutunu ele aldığımızda; Batı her ne kadar hazzetmese de Ortadoğu müslümanların bölgesidir. Ortadoğu'nun üzerindeki gömleği yıllar önce diken Batılı güçler,bunu müslüman kumaşıyla yapmıştı. Yani bölge ülkelerinin başındakilerin dışı yerel ve milli ancak içi Batılı zihniyete sahip kişilerdi. Türkiye de buna dahil. 

Ama bu defa kumaşı da değiştirmek istiyorlar. Dikilecek yeni gömlekte, ithal kumaş kullanmak istiyorlar. Ortadoğu'da yaşananlara bir bakın. Müslümanların müslümanlarla savaştığını görüyorsunuz. Müslümanlar birbirini yok ediyor. Neden? Çünkü Batılı terzilerimiz, gömleği parçalıyorlar da ondan. Gömleğin öyle bir parçalanması lazım ki, bir daha giyilemesin. Batının Yeni dünya düzeni dediği şey nedir? Güçlü ve zengin Hristiyan Dünyasıdır. Bunun için en büyük düşman müslümanlardır. Müslümanların kalbi olan Ortadoğu'yu parçalamadıkça da Hristiyan dünyası rahat etmeyecektir.  Ortadoğu'daki en büyük hedef de Türkiye'dir. Haçlılara dünyayı dar eden Osmanlı'nın torunlarının kalbine hançeri indirmedikçe de amaçlarına ulaşmış olamayacaklar. 

Hristiyanlar, kutsal amaçları için birleşip, güçlenirken, müslümanların da birleşmemesi, güçlenmemesi için onların üzerine türlü belalar musallat ediyorlar. Birbirlerine düşürüyorlar. Biz de buna elverişli olduğumuz için, yıllarca birbirimizle uğraştık durduk. Osmanlı döneminde, Araplar’a dediler ki Türkler sizi kullanıyor. Size ikinci sınıf insan muamelesi yapıyor. Türkler’e de dediler ki, Araplar size hainlik eden pis bir millet. Onlara güven yok.”  Bugün de aynı şeyler olmaya devam ediyor. Kürtlere diyorlar  ki, Türkiye sizi kullanıyor. sizi tanımıyor. Özerklik isteyin, kendi devletinizi kurun. Kürtler de bu tezgaha balıklama atlıyorlar. Olan kime oluyor. Bize oluyor. Bu mücadelenin kazananı kim. Kürtler mi? Yoksa Türkler mi? Hiç sanmıyorum. Eğer Kürtler, iki yüzlü Batıya güvenerek, ülkeden pay istemeye kalkarlarsa, unutmasınlar ki onu sana yedirmezler. Elinden bir çırpıda alıverirler, ne olduğunu anlayana kadar kendini kapının önünde bulursun. Türkiye’den ayrıldığın gün, bittiğin gündür, bunu unutma.

Dünyada güç dengeleri değişiyor. Güneş artık doğudan doğmaya başladı. Yani doğu güçleniyor. Hristiyanlığın kalesi Batı da güç kaybediyor, emperyalizm ve onun biricik savunucuları artık zayıflıyor. Ama onların bu değişime seyirci kalmayacaklarından eminiz. Öyle değil mi? Ortadoğu dünyanın merkezidir, Ortadoğu’ya hakim olan, aynı zamanda dünyaya da hakim olacak.

Batı bu mücadeleyi Haçlı ruhuyla yapıyor. Haçlı ateşi hiçbir zaman sönmedi. Sadece bir zamana kadar sönmüş gibi gösterildi. Şimdi yeniden birleşiyorlar. Tek güç haline gelmek ve yok etmek için. Peki hedefteki müslümanlar ne yapıyor? Birbirini yiyor. Onlar birbirini yerken, altlarından topraklarını çekip alacaklar, ondan sonra biz ne yapmışız diye başlarını taşlara vuracaklar. Ama iş işten geçecek.

Sonuç bölümüne geldik. Ortaya çıkan sonuç şu.

Müslümanların birbirlerinin kanını akıtmaya bir son verip, bir an önce akıllarını başlarına almaları gerekiyor. Birleşip kenetlenmemiz için fazla zaman kalmadı. Ortadoğu’da çıkacak Büyük Savaş yaklaşıyor. Düşman bu defa bütün gücüyle yok etmek için geliyor. Hem bölgenin zenginliklerini ele geçirecekler, hem de müslümanları kırıp geçirecekler. Acımadan yok edecekler.  

 

"Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez. " (5/51)

 

Haftaya farklı bir konuyla görüşmek üzere...

 

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı