Emin Borazan
Çanakkale Ruhu...
3 Şubat 2016 Çarşamba 01:03:10
Bu Yazı 343 defa okundu.

 

Yıl 2016. Ortadoğu  ve Türkiye’ye acı ve gözyaşından başka bir hatıra bırakmayan kabus gibi bir 2015’in ardından yepyeni umutlarla 2016 yılına girdik. Ama Ocak ayını geride bıraktığımız şu günlerde 2016 yılının ilk ay karnesi de maalesef 2015’i aratmıyor. Türkiye’nin doğusunda terörle mücadele ederken, şahadet şerbeti içen yavrularımızın ana ocağına düşen ateş, onlarla birlikte hepimizi yakıp küle çeviriyor. 13 Kasım’da şehit edilen Malkaralı hemşerim Selim Vural’ın ana ocağına düşen ateş, onun anasını, babasını, hanımı ve kardeşlerini nasıl kasıp kavurduysa, hepimizin yüreğini de işte öyle dağlamıştı. Ya geriye kalan o küçücük yetime ne demeli. Allah yavrularımıza acısın. Onları anasız babasız bırakmasın.  Ama ateş düştüğü yeri yakıyor.

Her gün yurdumun bir yerlerine ateş düşüyor. Televizyonlarda her gün şehit haberleri gelmeyi sürdürüyor. Kimi polis, kimi asker, kimi de görevinin başındaki sağlık personeli. Hepsi farklı farklı. Doğulusu da var batılısı da. Trakyalısı da var, Karadenizlisi de.  Türk’ü de var Kürt’ü de. Ama aynı olan şey, hepsi de hayatının baharında, hepsi de ana kuzusu, hepsi de bir eş, bir baba, bir abi, bir kardeş aynı zamanda. O elim haberi okuyan spiker, diyor ki 24 yaşındaydı, evli ve 2 yaşında bir kızı vardı… Eyvaaah… eyyyvaaah…! Allah’ım sen koru… Gözümden akan yaşları silerken, kendi çocuklarımla göz göze geliyorum.

Biz öyle bir milletiz ki, vatan uğruna, bayrak uğruna, eğer verilecek bir canımız varsa, onu da seve seve veririz. Bizi Suriye’ye çevirmeye çalışanlar,bir şeyi unutuyorlar. Burası Suriye değil. Burası Malazgirt, burası Çanakkale, burası Sakarya… yani burası Türkiye. Ve biz savaşırsak, erkeğiyle, kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla ölümüne savaşırız. Bu vatanı bırakıp gideceğimizi de sanıyorsanız, boşuna hayale kapılmayın. Bu toprakları size dar ederiz.

Ey bu topraklara gözünü diken şeytanın dölleri, biz başkalarına benzemeyiz. Size cehennemi bu dünyada yaşatırız, buna emin olun.  Tıpkı ecdadımızın geçmişte yüzlerce kez yaptığı gibi. Sanma ki şimdiki nesilde o ruh yok. O adanmışlıktan eser kalmadı. Hayır. Bu ruh bizim genlerimizde var. Çanakkale ruhu yaşıyor. Bu nesil de aynı inanç, aynı adanmışlıkla vakti geldiğinde zalimin üstüne bir kabus gibi çökmesini bilir.

Emin Borazan

 

On Beş Yılı Karşılarken

Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.

Topraklaşan ellerde birer meşale yansın.
Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.

Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden,
Kaçsın da cehennemler o bir dalma alevden,

Canlansın ışık selleri olsun da o damla
Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.

Kim der ki en son rakamlar da delirsin.
On beş asır on beş yılın eb’adına girsin.

Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden,
Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.

Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli:
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli,

Bir şey ele geçmez şerefin sade adından.
Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.

Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş,
Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.

Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir,
Tarihi kendin yazıyorsan, eserindir.

Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.

Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse;
Sen asrını üstünde izin varsa benimse;

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak,eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Mithat Cemal Kuntay

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı