Yılmaz Dalgıç
Yazıktır, Günahtır Ey Muhacir Torunları
27 Haziran 2016 Pazartesi 08:07:52
Bu Yazı 1034 defa okundu.

2011 yılında Esat ve Baas rejimi masum halkı tutuklama, işkenceden geçirme ve katletme operasyonlarına başladı. 22 Milyon Suriyeliden 10 milyonun üzerinde bir nüfus yurdunu terk etmek zorunda kaldı.

Suriyeli muhacir kardeşlerimiz başka ülkelere canlarını kurtarmak pahasına mülteci olmaya zorlandı.

Dünya bu katliama seyirci kalmakla birlikte mültecilere kapılarını kapatmışken Türkiye 2,5 milyondan fazla ırktaş ve dindaşlarımıza ev sahipliği yapmıştır, yapmaya da devam ediyor.

Bu süre zarfında hükümetin yanında yer almayan siyasi partilerden biri Esad rejimiyle kol kola pozlar verirken, diğer terör yandaşı olan siyasi parti de onlarla ittifak ederek mültecilerden rahatsızlıklarını her fırsatta dile getirerek sığınmacıları geri göndereceklerini beyan etmişlerdir.1        

Bu partilerin uzantıları olan bir takım sivil toplum örgütleri de yaptıkları protestolarla mülteci istemiyoruz diyerek naralar atmaktadırlar.

Maksatları ise Suriyeli muhacir kardeşlerimizin, toplum nazarında cüzzamlı gibi muamele görmeleri için kamuoyu oluşturmaktır.

Sokakta, kahvehanelerde, sosyal medyada, merhametten yoksun, insanlıktan nasibini alamamış bazı kimselerin mülteciler konusu açıldığında ağza alınmayacak ithamlarda bulunduklarına üzüntüyle şahit olmaktayız.

Ah biz Âdemoğlu! Yaşamadığımız, yaşamayacağımızı zannettiğimiz durumlar için ne kolay ahkâm kesiyoruz. Oysa mülteciler nezdinde sınanan bizim insanlığımız, merhametimizdir. Suriyeli muhacir kardeşlerimize yapılan bu ithamlar çok çirkindir ve bizlere yakışmamaktadır.

YAZIKTIR, GÜNAHTIR EY MUHACİR TORUNLARI.

Suriyeli kardeşlerimizin halleri sizi hiç rahatsız etmiyor mu?

Dedelerimizin Nereden, Nasıl, Ne şartlarda, Anadolu’ya geldiğini ne çabuk unuttuk.

Unutmayalım! Hepimiz muhaciriz!

Nasıl mı? Hatırlayalım.

Yıl 1912 Osmanlı İmparatorluğu Balkan coğrafyasını terk etmek zorunda kalıyor.

Yunan, Bulgar, Makedon, Sırpların baskı ve zulümleri sebebiyle Müslüman ahali yanlarına alabildikleri birkaç parça eşya, bir iki lokma ekmekle aç susuz korku ve endişe içerisinde evlerini bağlarını, bahçelerini, terk ederek son kale Anadolu’nun güvenli kollarına göç etmek zorunda kalıyorlar. 

Birçoğumuz dedelerimizden buna benzer göç hikâyeleri dinleyerek büyümüşüzdür.

Aynı hikâyeyi Büyük Kafkas göçlerinde, Kırım göçünde de dinlemişizdir.

Sevgili dostlar,

Türkiye nüfusunun çoğu Osmanlı İmparatorluğunun kaybettiği topraklarda zulüm gören ve anavatanına göç etmek zorunda kalan halklar tarafından oluşmaktadır.

1856-1960 yılları arasında 7 milyondan fazla insanımız Anadolu’ya göç etmiştir.2

Bugün Trakya, Marmara ve Ege nüfusunun çoğunluğu muhacir dediğimiz bu insanların torunlarıdır.

Anadolu’ya yapılan göçleri şöyle bir sıralayalım.

Kuzeyden 1850 yılında başlayan ve 100 yıl süren Rusların aşırı baskı ve zulümlerinden kaçarak Anadolu’ya gelen Kırım Tatarları, Müslüman Gürcüler, Çerkezler başta olmak üzere Dağıstanlı, Çeçen ve Lazlar.

Batıdan 1912 ve sonrasındaki Büyük Balkan göçleri, Müslüman Türk ahaliyle beraber, Müslüman olmuş Arnavut, Boşnak ve Pomak halkları.

Güneyden 1916’da ise Osmanlı İmparatorluğu ile beraber Emperyalist batıya karşı mücadele eden Arapların zorunlu ya da gönüllü göçleri.

Doğudan 1919, Azerbaycan, İran, Afganistan gibi ülkelerden Anadolu’ya yapılan göçler.

Gelen bu toplulukların dil ve kültürel olarak farklı etnik yapılarda olduklarını tek ortak yapılarının Müslüman olmaları olduğunu unutmayalım.

Anadolu’ya, büyük milletimizin koruyuculuğuna bir tek Müslüman halklar değil, gayrimüslim halklarda sığınmıştır.

1492’ de Seferand Yahudileri özellikle İber yarımadasından İspanyol ve Katalanların soykırımından kaçarak Osmanlının hoşgörü ve korumacılığına sığınmışlardır.

Avrupa’da siyasi olaylar sebebiyle Polonya’dan, Macaristan’dan, Ukrayna’dan, hatta Rusya’dan Anadolu’ya sığınanları unutmayalım. Soylu Macar asilzade ailelerinden II. Ferenc Rákóczi  Macar bağımsızlık hareketinin önderidir ve yıllarca şehrimiz Tekirdağ’da yaşamıştır.3

Cumhuriyet sonrasında ise Orta Asya Türk cumhuriyetlerinden, Doğu Türkistan’dan, siyasi sıkıntılar sonucu İran, Rusya, Irak ve son olaraktan Suriye halkı kurtuluş yolu olarak Anadolu’nun şevketli kucağına göç etmek zorunda kalmışlardır

Anadolu’ya göç eden bu insanların diğer bir ortak özelliği ise, son derece trajik kayıplar, acılar yaşadıktan sonra Anadolu’ya gelebilmiş olmalarıdır.

Anadolu mazlumların sığınacağı son kale…

Hatırla Ey Muhacir torunu!

Ecdadında bir zamanlar zulüm sebebiyle göç etmek zorunda bırakılmıştı. Aç yüreğini mülteci kardeşine. Tıpkı bir vakitler Anadolu’nun merhametli insanlarının dedelerine kucak açtığı gibi. Ensarın Allah Resulüne ve Ashabına kucak açtığı gibi.

 Tıka kulaklarını yedi kuşak Ceddinden habersiz kendini bilmeyen, siyasi çıkar dışında amaçları olmayan bir avuç mutlu azınlığın sözlerine.

Dinle vicdanının yüreğinin sesini.Vakit Ensar olma vaktidir.Vakit kardeşlik birlik beraberlik vaktidir.Vakit merhameti insanlığı kuşanma vaktidir.

Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ederim.

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

1.www.takvim.com.tr/guncel/2015.04.23/suriyelileri-ulkeden-gonderecegim

2.Mustafa Özdemir (2007), “I. Dünya Savaşı Sırasında Osmanlı Ülkesinde Yaşanan Göç Hareketleri”, Doktora Tezi, T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, İzmir, 2007

3.www.dunyabulteni.net/tarih-dosyasi/116554/osmanli-devletinde-multeciler-i

4.Muhacir: Mekke'nin fethine kadar geçen süre içinde, dini uğruna, evini-barkını, malını-mülkünü, ailesini, kabilesini, akrabasını, bütün varlığını Mekke'de bırakarak peygamber efendimizin  izniyle Medine'ye göç eden Mekkeli Müslümanlara "Muhacirler" adı verilmiştir.

Ensar: Ensar, Arapçada "yardım edenler, yardımcılar" demektir  Mekkeli Müslümanlara yardım eden Medineli Müslümanlara da Ensar denir.

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Malkaram Şehir Portalı